Türklerin Yatak Odası Sırları

By on 30 Mayıs 2013

Türkiye’de boşanmaların yüzde 98’i ‘şiddetli geçimsizlik’ nedeniyle gerçekleşiyor. Ancak şiddetli geçimsizliği meydana getiren nedenlerin ne olduğu mahkeme dosyalarına girmiyor. Marmara Üniversitesi’nin 2009’da yaptığı bir araştırmaya göre kadınların açtığı boşanma davalarının yüzde 15’inin nedeni cinsel uyumsuzluk! “Seks olmadan evlilik yürür mü?” sorusuna uzmanlar farklı yanıtlar verirken ‘sevişerek evlenen’ pek çok çift, bir kaç yıl sonra sevişemez hale geliyor. Cinsel hayatı durma noktasına gelen kadın ve erkekler ise çareyi başkalarında arıyor… Cinsel hayatını renklendirmek isteyen swinger çiftlerin sayısı ise azımsanamayacak kadar fazla…

Peki neden evleniyoruz, niçin boşanıyoruz? Cinsellik olmadan evlilik olur mu?  Bu hafta ki röportaj konuğum “Yatak Odası” kitabının yazarı Özsel Tortop’la Türk insanının seks hayatını mercek altına aldık ve cinsellikle ilgili en çok merak edilen konuları konuştuk.

– Türkiye’de neden seks tabu olarak görülüyor?

Tabu; çünkü seks, ayıp ve günah olarak öğretilmiş. Bırakın iki arkadaşın seks hakkında konuşmasını, aynı yastığa baş koyan karı-koca bile konuşamıyor seksi. Aralarında cinsel sorun var ama ikisi de konuyu açamıyor, üstünü örtüyor. Hatta öyle ki, kadın duymamak kaydıyla kocasının kendisini aldatmasına bile onay veriyor.

Ya duyduğunda neler oluyor? Boşanmak mı istiyor yoksa çocuklarımın babasıdır diyerek, sineye mi çekiyor?

Boşanmak isteyen de var, sineye çeken de… Ama nihai kararı ekonomik şartlar belirliyor. Kadının ekonomik özgürlüğü yoksa her şeyi kabul ederek hayatına devam ediyor. Belki hiçbir zaman konuşulmuyor bu konu ama herkes her şeyi biliyor!

YATAK ODASI KAPAK– Kitabınızda yer alan hikayeler kahramanların çocukluklarından başlıyor. Çocuklukta yaşanan problemler ileride cinsel sorunlara mı neden oluyor?

Aile ve kişinin içinde yetiştiği ortam çok önemli. Nasıl bir anne, nasıl bir baba, nasıl bir aile ortamı, aile bağları, karşı cinse duyulan ilk his,ilk cinsel deneyim,  ailenin sevgiye, aşka ve cinselliğe olan tepkisi… Hepsinin karşı cinsle olan ilişkiyi, dolayısıyla cinselliğe bakışı çok etkilediğini düşünüyorum.

– Erkekler neden aldatır?

Seks için aldatır erkek. Cinsel anlamda beklentilerini karşılayamayan veya doyumsuzluk yaşayan erkek, çareyi başka kadın veya kadınlarda arıyor.

Erkeği aldatmaya iten süreç nasıl işliyor?

Erkeklerde öyle bir süreç yok. Seks dürtülerine yenik düşen erkek, düşünmeden aldatabiliyor.

– Peki ya kadınlar?

Yaygın kanıya göre, kadın aşık olduğu zaman aldatır. Buna katılıyorum. Özellikle kocasından ilgi görmeyen kadın, istediği ilgiyi gösteren erkek kim olursa olsun aşık olur ve gözü hiçbir şey görmeden aldatır. Ama cinsel doyumsuzluk yaşadığı için aldatan kadınların da azımsanmayacak kadar çok olduğunu düşünüyorum.

O zaman kadını ilgisiz ve sevgisiz bırakmamak lazım…  Erkeklerin cinsel ihtiyaçlarının olduğu kadar kadınların da var.

Elbette. Tersi düşünülebilir mi ki zaten? Ama şunu da belirtmek gerek, fazla ilgi ve sevgi de kadını sıkar. Nasıl ki erkeğe fazla ilgi gösteren kadın cazip değilse erkeğin gözünde, kadının ilgiye boğan erkek de kadının gözünde cazip değildir. İlgi ve sevginin de dozu olmalı.

– İlişkilerde ideal erkek/ideal kadın arayışı mı sorun yaratıyor?

Buna ilişkilerde demeyelim de, ilişki öncesi bir arayış diyelim isterseniz. Kime sorsanız ideal kadını ve erkeği arıyor. Ama bulduğuna inandığında da durum değişmiyor. Ilişki başlıyor ama bir süre sonra rutine girince ‘‘Daha iyisini bulabilir miyim acaba’’ arayışı başlıyor taraflarda. Bu da haliyle ilişkide sorun yaratıyor. Günümüz tüketim toplumunun kadın ve erkeğinin en büyük sorunsalı. Bu bitti, şimdi sırada kim var?

– Paralı erkekler kadınlara daha mı cazip geliyor?

Bazı kadınlara göre evet, daha cazip. Kadın pahalı kıyafetler giymek, lüks yerlere gitmek, sıkıntı çekmeden yaşamak, hayatını garanti altına almak istiyor. Öyle ki, parasız ama seven, aşık bir adamın yerine paralı ama kendisini sevmeyen bir erkeğe hayatında yer açabiliyor. Bu tip kadınların, ‘‘Parasızlık kapıdan girince, aşk bacadan çıkar’’ sözüyle yetiştirildiğini düşünüyorum.

Bu tarzda kadınların yeri geldiğinde  aşağılandığını ve dayak yediğini biliyorum…

Tabii. Erkek, kendisiyle para için beraber olduğu kadını dövme hakkı olduğunu düşünebiliyor. Garip olan şu ama… Bazı kadınlar para için bu dayağı yemeyi de kabul ediyor.

Evliliklerde sınıf farkı sorun mu yaratıyor? Bu konuda davul bile dengi dengine çalar sözü sizce doğru mu?

İnsanların evlilikten ne beklediğine bağlı aslında… Erkek için cinsel beklenti önemliyse kadının üç dil bilmesi, kariyer sahibi olması, master yapması veya iyi yetişmiş bir aileden gelmesi önemli olmayabiliyor. Kadın için de aynı şey geçerli… Beklentisi çok iyi şartlarda yaşamak olan bir kadın, erkeğin eğitim ve kültür düzeyine değil de, cebine bakıp evlenebiliyor. Aralarında çok yaş farkı olan kadın ve erkeklere bakın, hemen göreceksiniz aradaki sessiz anlaşmayı.

– Evlenilecek kadının yatakta iyi mi olması gerekir?

Bazen yakışıklı, karizmatik ve zengin bir adamın yanında çirkin ve statü olarak uyumsuz bir kadın görünce şaşırırsınız. Daha doğrusu biz kadınlar çok şaşırırız. Erkeklerin vereceği cevap ise hep aynıdır. ‘‘Kesin yatağı iyidir’’ der erkekler. Erkeğin önceliği cinsellik. İstediğiniz kadar eş ruhunuz olsun karşınızdaki, cinsel uyum yoksa evliliklerin yürümediğini görüyoruz. Uyum olması şart. Ama sadece kadının değil, aynı uyumu ve isteği erkeğin de göstermesi gerek.

Erkekler evlenecekleri kızın hem bekaretinin bozulmamış olmasını hem de yatakta bir orospu olmasını istiyorlar.  Nasıl olacak bu iş?

Olamıyor, olamaz da…  Garip bir çelişki var ortada. Beklentilerini bulamayan erkek, kadına bunu söyleyemiyor da ve dışarıya yöneliyor. Kadın da evde kaderiyle baş başa kalıyor. Halbuki erkek, beklentilerini açıkça belirtse ve yardımcı olsa kadına, utanmamasını sağlasa, sorun kalmayacak belki.

– Seks olmadan evlilik yürür mü?

Bu kitabı yazarken seksin olmadığı evliliklerin genelde yürümediğini, yürüyor gibi görünse de aslında başka nedenlerden (maddiyat, çocuklar, çevre baskısı vs..) dolayı  kağıt üzerinde devam ettiğini fark etttim. Ama netice olarak şunu söyleyebilirim ki, seks yoksa evlilik temelden sarsılmış oluyor. Ve ihmal edilen taraf, istisnasız aldatıyor veya aldatmaya meyilli oluyor.

– Evliliklerde çocuk olunca seks hayatı bitiyor mu?

Tamamen bitmese bile, sekteye uğradığı kesin. Zira, doğum yapan kadının hem hayatı değişiyor, hem hormon dengesi. Eskiden ‘kadın’ ve ‘eş’ iken, artık sadece ‘anne’ oluyor. Kadın, değişen vücudundan, aldığı kilolardan utanıyor, eskisi gibi kendine bakmıyor, kocasına  vakit ayıramıyor. Eskisi gibi seks yapmak bile istemiyor. Hatta belki de en son istediği şey, seks. Bu kadın cephesi tabii… Bir de erkek cephesi var. Bazı erkekler, anne olan karısını kolay kolay seks kavramıyla bağdaştıramıyor. O artık kutsal bir varlık; anne. Dolayısıyla cinsel olarak birçok isteğini karısıyla karşılayamayacağını fark edip dışarıya yöneliyor.

O halde aldatma kaçınılmaz oluyor… Artık kadınların da çok umurunda değil birlikte olduğu erkeğin evli olması. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Bazı kadınlar için evet, birlikte olduğu erkeğin evli olması umurunda değil. Hatta erkek bir de karısıyla cinsel hayatının olmadığını söylediyse, kadının egosu şişiyor. ‘‘Karısının yapamadığını ben yapabiliyorum… ’’diyerek kendini daha üstün görüyor.

Evliyken başka kadınla aşk yaşayan erkek genellikle boşanmayı istemiyor. Peki ikinci kadın bu konuda ne hissediyor? İkinci kadın olmanın ne gibi zorlukları var?

Bunu ‘ikinci kadın’ olan birine sormak lazım aslında. Şaka bir yana, sanırım artık hiçbir ‘ikinci kadın’, beraber olduğu erkeğin ‘Boşanacağım’ oyalamalarına kanmıyordur. İkinci kadın, gerçekten aşıksa zor. Düşünsenize birine aşıksınız ama o başka bir kadına ait. Karısıyla beraber olduğunu bildiği her an ızdıraptır. Yaşanması zor bir psikolojik süreç olsa gerek. İkinci kadının yapması gereken, ne olursa olsun o erkeği tamamen hayatından çıkartmak.

– Sosyal medya, özellikle Facebook evlilikleri nasıl etkiliyor?ozsel_tortop_yatak_odasi

Sosyal medya, arayış içinde olan kişiler için sadece hızlı ve çok kolay bir araç. Herkes, herkese istediği gibi ulaşabiliyor, iletişim kurabiliyor. Facebook’tan sonra eski okul veya çocukluk arkadaşını bulup evlenen çok insan var. Evliliğinde mutsuz olan birinin de, arayışa girdiği zaman ilk ulaşmak isteyeceği, geçmişte bıraktığı (aklında kalan) kişi veya yeni biri olacaktır. Facebook`ta oluşturulan profillerin gerçek olması ise hem aranılan kişiye kolay ulaşmayı, hem de aradaki güven sorununu minimuma indiriyor.

– Seks ve arkadaşlık siteleri evlilikleri ve ilişkileri nasıl etkiliyor? Sekse bir tıkla ulaşmanın kolaylığı ilişkilere nasıl yansıyor?

Sonuçta amaç belli. Aldatmak! Seks ve arkadaşlık siteleri, aldatmak isteyen kişiye belki biraz karda yürüyüp izini belli ettirmemesini sağlar, o kadar. Bu tip sitelerden bulduğu kişilerle eşini aldatıp, yıllarca izini belli etmeyen insanlar var. Hatta kitabımdaki kahramanlardan Hakan, tam da böyle bir evlilik yaşıyor yıllardır.

– Aldatılan bir kadının bunu anlayabilmesi için ne yapması gerekiyor?

Anlayabilmesi için bir şey yapması gerekmiyor. Kadın, hisleri o kadar güçlü bir varlık ki, hisseder. Erkek istediği kadar karda yürüyüp izini belli etmesin, kadın bir bakıştan, ses tonundan, tavırdan, bir sözden başka bir kadının varlığını anlar.

– Röportaj yaptığınız kadınlar arasında kızlık zarını diktirenler var mıydı?

Hayır yoktu. Bunun nedenini de, kahramanlarımın çoğunun eğitim ve ekonomik seviyesinin Türkiye ortalamasının üstünde olması diyebiliriz.

– Evli olup da eşcinsel ilişki yaşayan insanlarla görüştünüz mü?

Hayır. Kitabımda latent (gizli) eşcinsel olan ve paravan evlilik yapan kimse yoktu. Ama görüştüğüm kadınlar arasında, isteksiz olan kocasının eşcinsel olduğundan şüphe duyan kadın çoktu. Çünkü, kadın kendisini arzulamayan bir erkeğin ancak eşcinsel olabileceğini düşünüyor.

Hatayı kendinde arayan yok mu hiç?

Olmaz mı… Kadın hatayı önce kendinde arıyor aslında. Neden kocam benimle birlikte olmuyor diye seksi iç çamaşırları alıyor, bakıma girip hoş ve seksi görünmeye çalışıyor, romantik ortamlar hazırlıyor. Kitaptaki Özlem gibi striptiz yapan bile var. Üstelik bıkmadan, usanmadan yapıyor kadınlar bunu.

– Kitabınızda swinger partilerine katılanlardan bahsetmişsiniz. Türkiye’de swinger partileri çok mu yaygın?

Kitabımın kahramanlarından Murat, swinger partilere katılan bir erkek. Pen ve Neo ise swinger bir çift. Her ne kadar çoğunluk, hararetle bu tip ilişki biçiminin Türkiye’de yaşanmayacağını, olamayacağını düşünse de tahmin edilemeyecek kadar çoklar. Bunu anlamak zor değil aslında. Nasıl ki her türlü bilgiye, kişiye internetten ulaşılabiliyorsa, bu tip ilişki yaşayan kişilere de internetten ulaşmak mümkün. Facebook’ta bile sayısız swinger grup var. Swinger yazmak yeterli.

– Namus cinayetlerinin bu kadar fazla olduğu bir ülkede görünüşe göre eşini bir başka erkekle paylaşan erkekler de hiç azınlıkta değil… Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Evet, kulağa çok garip geliyor belki ama namus cinayeti işleyen de var bu ülkede, karısını başka bir erkekle paylaşan da… Kitap çıktıktan sonra karısını başka bir erkekle paylaşmak istediğini, hatta bunu çok arzuladığını belirten çok sayıda erkekten e-mail aldım. Hatta beni en çok etkileyeni, 27 yaşında, muhafazakar bir ailede yetişen bir erkek öğretmenin yaşadıkları oldu. Daha önce hiç cinsel ilişkiye girmemiş, daha doğrusu girmekten çekinmişti ama sekiz yıldır ilişki yaşadığı, kendi gibi muhafazakar bir ailede yetişen tesettürlü sevgilisiyle evlenince swinger ilişki yaşamak istiyordu. Dahası bunu çok arzuluyordu.

– Kadınlar kocalarından böyle bir talep geldiğinde nasıl karşılıyorlar? Onlar da kocaları kadar istekli mi yoksa kocasının baskısı yüzünden mi başka erkeklerle birlikte oluyor?

Kadının ilk tepkisi çok ağır elbette… Ama erkek tarafından söylenen kilit cümle hep aynı. ‘Hani her istediğimi yapacaktın?’’ Sonra yavaş yavaş ikna çabaları ve değişen ilişki tarzı. Görüştüğüm swinger çiftten Neo, Türkiye’de karısıyla bu tarz ilişki yaşamak isteyen erkeklerin aslında tek derdinin başka kadınlarla birlikte olmak olduğunu, karşılığında ise karısını verdiğini, bunu da hiç umursamadıklarını söylemişti. Kadınların kocaları kadar istekli olmadığını, çoğunun baskı yüzünden bu şekilde ilişki yaşadıklarını düşünüyorum.

– Garip değil mi evli bir adamın eşinin başka bir erkekle paylaşmak istemesi? Cinsel doyumsuzluk mu yoksa sapkınlık olarak mı nitelendiriyorsunuz bu durumu?

Bunu çok düşündüm. Hatta kitabı yazma sürecinde cinsel terapistlere de danıştım. Onların görüşleri daha farklı. Herkesin tahrik olduğu bir cinsel fantezi vardır. Ben, bunu da o fantezilerden biri olarak görüyorum. Kimi karşı cinsin ayağından, kimi parmağından, kimi dudaklarından tahrik olur. Bu erkeklerin de karısının veya sevdiği kadının, başka bir erkekle seviştiğini hayal etmekten, izlemekten tahrik olduğunu düşünüyorum. Ruhsal bir sorun olabilir, çok garip ama hepsi gerçek!

–  Bir de aile içinde tacize, tecavüze uğrayan kadınlar var ve bunu saklamak zorunda kalıyorlar…. Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?

Kahramanlarımdan Özlem. Daha 12 yaşındayken öz amcasının cinsel tacizlerine maruz kalmış, tecavüzünden kılpayı kurtulmuş. Yaşadıklarını birkaç kez babaannesine söylemeye çalışmış ama hikaye hep aynı. ‘‘Amcan o senin… Sevmiştir seni, sen yanlış anlamışsındır!’’ Bu kadınların çoğu, sesini çıkardığı zaman kimseyi inandıramayacağı için veya sonunda neler olacağını tahmin edemediği için korkuyor ve saklıyor. Yapılması gereken elbette sessiz kalmamak.

Sessiz kalmamak derken ne yapması gerekiyor tacize uğramış bir kadının? Sonuçta bu konuda ülke olarak notumuz pek de parlak değil…

Yine aynı kavram çıkıyor karşımıza. Tabu. Çok değil birkaç sene öncesine kadar aile içi cinsel taciz bugünkü kadar bile konuşulamıyordu. Tacize uğrayan kadının yapması gereken, bu konuda yardım alabileceğine inandığı birine durumu anlatmak olacaktır.

– Son olarak bir sürü isimsiz  kahramanı dinledikten sonra mutlu bir evlilik ve cinsel yaşam için tavsiyeleriniz nelerdir?

Hikayeler çok farklı olsa da, hikayelerin ortak özelliği eşlerin konuşamamasıydı. Yaşanan sorunu açık açık konuşamamak, sorunu kartopu gibi büyütüyor. Bu nedenle mutlu bir evlilik ve cinsel yaşam için tek tavsiyem, öncelikle sorunu gerçekten çözmek istemeleri ve her şeyi açık açık konuşabilmeleri. Çözüme kavuşmasını istemek ve çaba göstermek eminim ki her şeyi çözecektir.

Bu şahane, deli dolu ve çılgın röportaj için teşekkür ederim 🙂

Asıl ben çok teşekkür ederim.

Aldatan kadınlar anlatıyor… Erkeklerin okuması şart! 
Aşk mı seks mi?

Güvenmediğiniz kişilerle seks yapmayın
Cinsel yaşam için tabuları yıkmalıyız
Erkeklerde sertleşme sorunu neden olur?
Erkekler neden aldatır?
Aldatılan kadınlar ne yapmalı?
Kadınlar neden orgazm olamaz?
Kadınların cinsel fantazileri nelerdir?
Romantik seksin sırları
Performans artıran seks gerçekleri
Balayında yapacağınız 10 seksi fantazi
Kendinizi seksi hissettirecek öneriler

About Nurhan Demirel

Kadinmag.net'in kurucusu ve Genel Yayın Yönetmeni'dir. Kurumsal firmalar, estetik klinikleri, kozmetik şirketleri, doktorlar ve pek çok markaya iletişim danışmanlığı konusunda hizmet verir. İletişimci, editör, blogger, eğitmen, tasarımcı, fotoğrafçı, gönüllü yardımsever gibi sıfatlarla yaşam yolculuğuna devam eder.

16 Comments

  1. Hande Ak

    30 Mayıs 2013 at 10:15

    Çok cesur bir yazı olmuş:) Tebrikler.

  2. Scully

    30 Mayıs 2013 at 10:18

    Tabu olan şey aslında kulaktan kulağa değişerek daha tehlikeli hale gelir. Özgür olan insanların olduğu ülkede doğru ve açık insanlar olduğundan anlamsız muhabbetler olmaz. Turkiye’nin çok alacak yolu var.

    • wells

      07 Haziran 2013 at 02:59

      katılıyorum. bizde her şey kendini erkeğe beğendirmek odaklı ve amaçlı,beğendirmek derken de sırf fiziksel manada da değil. her şeyden önce kadın erkek eşitliği sağlanmalı ,kadınlar biraz da erkeklerden önce kendileri için yaşamayı başarmalı yoksa artık aya çıksak da umrumda değil çünkü millet çoktan marsta yaşamanın planlarını yapmaya başladı 🙂

      ayrıca cesur bir röportaj olmuş tebrik ederim.

  3. Salyangoz

    30 Mayıs 2013 at 11:03

    swinger çiftler çok ilginç geldi. nasıl bir zevktir ki. yani fantezide değil gerçekte yaşıyorlar.

    • tekin

      18 Mart 2014 at 17:25

      ılk basta bende cok zorlandım esıme kabulettırmekte fakat zmnla konustuk ortak noktada anlastık ustelık ılk swınge tek erkkle basladık ve ardından cıftlerle begendıgımız olunca bırlıktelık yasadık yasıozda oyle mutluyuzkı ınankı bayanlar her koca degısıklık ıster fakat nasıl nerden baslıcak bılemez bu teklıfı cd ızlerken tvde grup olarak bayan kocasına dese bızde bunlar gıbı degısıklık yasasak dıe hersey yoluna gırcek dahada bırbırınıze baglanacaksınız deneyın gorun kocanızın sıze baglılıgınızı

  4. Çilek

    30 Mayıs 2013 at 11:19

    Bu kitabı alıp okumak gerek:)

    • hayyam ensar

      24 Temmuz 2014 at 16:47

      tamamen hayal ürünü yazı yazmışsın biz böyle değiliz
      swenger
      demek eşini paylaşmak
      demek değildir
      bukonu
      tamamen insan pisikolojisine bağlıdır
      ki
      çiftler
      önce tanışır sonra ilişki olur
      burda kimse zorla bişey yapmaz
      çiftler arası güven vardır
      öyleki
      birbirine tavsiye ediliris
      ben eşim isteyerek yaptık ama pişman olmadık
      bir sürü arkadaşımız var
      sadece ilkkez yapanlar biraz korkar ama sonra alışır
      sapkınlık kelimesini
      kabul etmiyorum
      yaşam tarzı demek doğru olur ayrıca her dogu değil
      cinayet işlensin
      namusla falan alakası yok yani
      swenger
      eşli olur temelde dürüstlük vardır….. konuşulmayan konu üzerinden prim yapmışsın …hayal etmişsin
      gerçeği ögrenmek istirsan
      yaşaman gerekir…. tıpkı uzay da hayat varmı yalanı gibi
      uzayda hayat yok.

  5. Sevda

    30 Mayıs 2013 at 11:54

    İnsanlar seksin önemine yeni vardılar. Zaten mutlu olmak istiyorlarsa bunu yapmaları gerekli. Yoksa hayatları zehir olur. Kafa yapın, vucut kimyan, bakış açın uyuyorsa biriyle o zaman evlenmelisin.

  6. Pırasa

    30 Mayıs 2013 at 23:11

    Kimselerin dile getiremediklerini dile getirmişsiniz. Çok güzel bir yazı olmuş. Kitabı yazan Özsel Tortop ve bizim bu kitaptan haberdar olmamızı sağlayan Nurhan Demirel’i de tebrik ederim.

  7. Papatya

    10 Haziran 2013 at 21:51

    Uyum kesinlikle çok önemli. Bende bana uymayan bir adamla evlenmem ki. ama bu meselelrde çok dillere dğştü. Çok meraklı milletiz biz:)

  8. selim

    05 Temmuz 2014 at 17:46

    ben sex cok seviyorum kadinlari cok seviyorum onlarla dayima beraber olmak istiyorum doymuyorum sürekli bir bakimli kadin görsem hemen sex düsünüyorum kendime Hakim olamiyorum sizce neden

  9. Burcin

    03 Ekim 2014 at 19:30

    Bizde dusunuyoruz fakat uygulayamiyoruz, dusuncede fantazide cok zevkli fakat gercek oldugunda birbirimizi uzmekten aramizdaki saygiyi guven duygusunu kaybetmekten korkuyoruz yoksa dusunmesi bile heycan veriyo uygulasak nasil bi zevk patlamasi olur tahmin edebiliyoruz, hersey karanlik bi ortamda yada gozlerimizi baglayarak fantazilerle basladi tanidiklarimizi yatagimiza alip isimleriyle birbirimize hitab edip onlarla sevistigimizi dusunerek sora neden gercek olmasinki dedik kocam normalde kiskanctir hatta yemin ederimki cekilmez derecede cokta macodur fakat bukonuda olabilir diyo cok ilginc bigun karar verirsek onu cildirtmak icin partnerime cok iyi davranicam 🙂 bu konuya ilgisi olan varmi acaba? 🙂

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply