Rüya gibi bir tatil: Mavi Yolculuk

By on 11 Ağustos 2013

Bazen başını alıp, çok uzaklara gitmek istersin. Ya da yeni bir başlangıç yapmaya ihtiyacın vardır. Hayatındaki herşeyi bir kenara koyup, artık kendin için birşey yapma vaktin gelmiştir. Aklına bir tülü yapacak bir şey gelmez. Her yer sanki birbirinin aynısıdır. Her şey sıradanlaşmıştır, aynılaşmıştır. İnternette saatlerce oradan oraya gezinir, sörf yaparken boğulacakmış gibi olursun. Nereye gideceğini bilemezsin. İşte tam böyle hissettiğin durumlarda IDE Yatching’ten Uğur Bey’i arayıp, Mavi Yolculuk için rezervasyon yaptıracaksın. Herşeyi arkanda bırakacak, mavi sulara yelken açacaksın.

Yalnız bir kadınsan seyahat etmeye  hakkın yok

Bir sevgilin ya da kocan yoksa seyahat etmeye hakkın da yok. İlla ki yanında birisi olacak. İyi ya da kötü farketmez. Sen yanında birisini istiyor musun? Bu hiç önemli bir detay değil. Kafanı dinlemek, yalnız kalmak, uzaklaşmak gibi bir lükse sahip değilsin. Halbuki yalnız kalmak, bir insanın kendisini bulması için bana göre en önemli temel ihtiyaç. Bu yüzden bunu zorlaştırmak yerine otellerin ve tur şirketlerinin yalnız seyahat edenlere yani biz “single”lara göre seçenekler sunması gerekiyor. Hem neden tek kişi gittiğim tatilde iki kişilik bir ücret ödeyeyim ki? Buna akıl mantık alıyor mu? Bir kere seyahat etme özgürlüğüne aykırı… Protesto ediyorum!

Seyahat demek yeni arkadaşlar demek

Yalnız seyahat etmeyi yeni arkadaşlıklar kurmak ve daha huzurlu bir seyahat geçirmek için özellikle istiyorum. Sanırım buna alışınca kolay kolay çok sevdiğiniz biri de olsa tek başınıza seyahat etmek istiyorsunuz. İnsanın kendini keşfetmesi için mükemmel bir deneyim. İnsanlarla iletişim kurma tarzınız, güçlü yönleriniz, zayıf yönleriniz… Kısacası sevabınızla ve günahınızla herşey açığa çıkıyor. Eğer sorunlu biriyseniz, etrafa da sıkıntı veriyorsunuz. Yeni yerler keşfetmeyi ve sohbet etmeyi seviyorsanız yalnız tatil sizin için oldukça keyifli olabilir. Ben tatillerimde genellikle turistlerle, evli çiftlerle ya da kızlarla arkadaşlık kurarım ve kendimi hiç yabancı gibi hissetmem. Bu sefer ki tatil arkadaşlarım oldukça sevecen, keyifli ve entellektüel insanlardı. Paolo, eşi Laetitia ve çocuklarıyla birlikte denizde bol maceralı günler geçirdik. Güldük, eğlendik, dans ettik ve hatta oryantal bile yaptık… Samimiyeti ilerlettik, geceleri güvertede hep birlikte uyuduk.

Roger ve Patrizia ise iki farklı ülkede yaşayan, mesafelerin aşklarına engel olamadığı bir çift. Birbirlerinin gözlerinin içine sevgi ile bakıyorlar. Birbirini bu kadar seven çiftler gördüğümde kendimi iliklerime kadar insan gibi hissediyorum. Olacaksa aşk böyle olmalı. Yoksa zaman öldürmek için insan boş yere başka gönüllerde vakit harcamamalı… Boş yere zaman kaybı.

Bundan sonraki  tatilleri artık bu muhteşem insanlarla birlikte planlayacağım.  Sonbaharda İsviçre’ye, İlkbahar’da ise İtalya’ya gitmeyi düşünüyorum. Önümüzdeki yaz için ise İtalyan ve İsviçrelilerden oluşan bir arkadaş grubuyla kendi özel teknemizde Akdeniz ve Ege’yi gezip, Yunan Adaları’na uğrayacağız.

FOTO GALERİ: MAVİ YOLCULUK

Marmaris_Yat_Limani3

1.GÜN:  Uzun ve yorucu bir yolculuk sonrasında limanda karşılanıyorum ve oradan yata binmek üzere limana doğru yürüyorum. Marmaris, Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden.  Karya kentlerinden biri olan Marmaris,  Phyckos antik şehri üzerinde kurulmuş olup, günümüze kadar çeşitli medeniyetlerin egemenliğinde kalmıştır. Bugün görülebilen en önemli eser 1577′de yapılan Marmaris Kalesi’dir. Ayrıca Osmanlılardan kalma bir cami ve sekiz odalı, üzeri kemerli bir kervansaray bulunmaktadır. Antik dönem kalıntıları kentin kuzeyinde, alçak bir tepe olan Asar Tepe üzerindedir. 

Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17

About Nurhan Demirel

Kadinmag.net'in kurucusu ve Genel Yayın Yönetmeni'dir. Kurumsal firmalar, estetik klinikleri, kozmetik şirketleri, doktorlar ve pek çok markaya iletişim danışmanlığı konusunda hizmet verir. İletişimci, editör, blogger, eğitmen, tasarımcı, fotoğrafçı, gönüllü yardımsever gibi sıfatlarla yaşam yolculuğuna devam eder.

One Comment

  1. gizem

    12 Ağustos 2013 at 15:13

    cok guzel bir yazı olmus elinize sağlık Nurhan Hanım.

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply