Masalların Perisi: Ayşen İnci

By on 04 Şubat 2015

Masal kitapları Peri Kraliçesinden Masallar, Büyücü Karga ve hikâye kitabı Psikolojik Öyküler’den sonra Gizemli İzciler İstanbul’da’yı yazan Ayşen İnci, “Bu, gerçeklere bilgiye dayalı rehber bir kitap oldu” diyor. Çok sevilen çocuk dizilerinden Sihirli Annem’de oynadığı Periliçe rolüyle çocukların çok sevdiği Ayşen İnci, Çocukların hayal dünyalarına seslenmek bana her zaman çok çekici geldi. Ben de çok okuyan, okuduklarının etkisinde kalan, hayal dünyasında onları şekillendiren, hayallerin yanı sıra fikirler üreten kitap delisi bir çocuktum. Öte yandan televizyonda oynadığım Sihirli Annem dizisi bana öyle büyük bir çocuk hayran kitlesi kazandırdı ki onların sevgisi benim bu alanda yazmamda çok etkili oldu diyor.

Aşk Bir Hayal, Emret Komutanım, Aşk ve Gurur, Kavak Yelleri, O şimdi Mahkum, Böyle Bitmesin gibi bir çok projede yer aldı. Tek Kişilik Düet oyununda gösterdiği performansla 2006 Lions En İyi Kadın Oyuncu ödülünü aldı. Halen İstanbul Devlet Tiyatrosu müdür yardımcılığı  görevini sürdürüyor. Tiyatro Ustası Ayşen İnci ile bir araya geldik ve merak ettiklerimizi sorduk…

Sizi tanıyabilir miyiz? Kendinizden bahseder misiniz?

Liseden sonra Konservatuar sınavlarına girdim ve 1974 yılında mezun olarak Ank. Devlet Tiyatrosunda göreve başladım. Bu yıl meslek hayatımın 41. yılına girmiş bulunuyorum.30’ dan dan fazla oyunda rol aldım. Birbirinden güzel oyunlarda yerli ve yabancı çok değerli yönetmenlerle ve oyuncularla çalıştım.

Sizi tiyatroya yönelten neydi, yeteneğiniz olduğunuz nasıl fark ettiniz?
Oyunculuk benim hayalimdi. Bu yüzden sahnede olmak çok büyük mutluluk, bütün sorunlarımı, adeta kendimi unuttuğum eşsiz, büyüleyici bir dünya.Bu açıdan şanslı bir oyuncu olduğumu düşünüyorum.

Sahne sizin için ne ifade ediyor, Bu kadar yorgunluğa değecek ne var sahnede?

Seyircinin soluğunu, sıcaklığını hissetmek, oyun sonunda onların alkışlarını duymak tüm yorgunluğa, heyecana değiyor.

Sizi ekranlarda fazla göremiyoruz, seçici olduğunuz için mi?

Doğal olarak her projeye evet diyemiyorum. Sanatsal olarak diziler beni hiç bir zaman tiyatro sahnesi kadar tatmin edemez biliyorum. Bu yüzden çok fazla beklentiye girmeden aklıma yatan, konusunu, oyuncu kadrosunu beğendiğim projelere evet diyorum.

aysen-inci-2Televizyon programlarına baktığımızda her kanalda diziler var. Bu dönemde tiyatro ne durumda, ilginin azaldığınız düşünüyor musunuz?

Televizyonun hayatımıza ilk girdiği yıllarda tiyatro seyircisi biraz olumsuz etkilendi ama şu an bunu söylemek mümkün değil. İyi yapılan her iş seyirci buluyor. Ciddi olarak, alternatif tiyatro ve genç oyuncu artışı var. Çok güzel ve beğenilen işler yapıyorlar.

Tiyatro oyununuzda sizi en çok korkutan nedir, ezber unuttuğunuz oldu mu?

Her oyuncunun korkulu rüyasıdır ezber unutmak. Çok şükür böyle bir durumla karşılaşmadım ama sayısız kâbuslar görmüşümdür bununla ilgili.

Size teklifler geldiğinde değerlendirmeleri nasıl yapıyorsunuz, tercih ettiğiniz roller oluyor mu?

Devlet tiyatrosunda yönetim repertuarı yapar ve oyuncuları belirler. Bu kadar yıldan sonra, tiyatronun büyükleri olarak oyun önerme ve seçme özgürlüğü tanınıyor artık. Benim için o rolün bana neler katacağı çok önemlidir. Araştırma, inceleme gerektiren, beni yoracak roller her zaman tercihimdir.

Yeni dönemdeki oyuncuları nasıl buluyorsunuz, kimlerin oyunculuğunu beğeniyorsunuz?

Birbirinden yetenekli arkadaşlarımız var. İsmini vermeyi unuttuklarım olabilir düşüncesiyle isim vermek istemiyorum. Sadece Türkiye’de çok iyi bir oyuncu potansiyeli olduğunu söyleyebilirim.

Alaylı dediğimiz başarılı oyuncular var, eğitim almadan bu meslekte başarılı olunabilir mi?

Eğitimin önemi elbette yadsınamaz. Bu fırsatı yakalayamamış, yetenekli arkadaşlarımız da var. Öğrenmeye, kendini eğitmeye, büyüklerinden bir şeyler kapmaya niyeti olan ve de yeteneği olan herkes iyi bir oyuncu olabilir. Yeter ki kendini eğitmek için çaba göstersin.

Son yıllarda artan dizi furyasında sizin gibi birçok değerli tiyatro sanatçısı yer alıyor. Tiyatro sanatçılarının televizyon oyunculuğu ile ön plana çıkmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Tiyatro oyuncularının gerek yetenekleri gerekse disiplinleri açısından dizilere kalite kattıklarını düşünüyorum.

Sizinle ilgili bir yazı okumuştum, kedilere karşı büyük ilginiz var, hikaye kitabı yazmışsınız psikolojik öyküler adı altında. Biraz bahseder misiniz?

PİSİ-kolojik Öyküler benim büyükler için yazdığım, anlatıcıları kedi olan farklı insan ve yaşamları anlattığım öykü kitabım. Yıllardır kedilerle yaşadığım için onların duygusuyla olayları değerlendirmek benim için çok kolay ve zevkli oldu.

Tiyatro oyunculuğunuzun yanı sıra yazarsınız, eğitmensiniz. Birçok işle uğraşıyorsunuz. Gözlerim dolu dolu. Yıllar önce tek kişilik düet adı altında bir oyundu. MS hastasını canlandırdınız. Muhteşem bir gösteriydi, ağlamamak mümkün değildi çok beğenmiştim. Bu oyundan sonra

Türkiye MS Derneği Başkanı oldunuz…

2006-2007 sezonunda oynadığım Tek Kişilik Düet adlı oyunda canlandırdığım MS hastası rolü beni Türkiye MS Derneği Başkanlığına kadar getirdi. Rolüme hazırlanmak için, hastalar, doktorlar, dernek derken bir anda kendimi onların arasında buldum. Bir kaç yıl gönüllü olarak hizmet verdim. Sonunda beni başkan olarak görmek istediler ve 4 yıldır da başkanlık görevini sürdürüyorum.

Tiyatro sahnelerinde toz yuttunuz, tiyatro emek ister. Sahne kostümünden, oyunculara, set ekibinden seyircilere kadar başarı için çalışma ister. Siz işinizde disiplinli bir kişi olarak ülkemizde tiyatroya ilginiz az olduğunu düşünüyor musunuz?

Özellikle İstanbul’da trafik ve yaşam koşulları insanları zorluyor olabilir ama söylediğim gibi iyi bir oyun daima çok büyük ilgi görüyor.

Ayşen İnci’nin en net özelliği nedir?

Çevresine karşı sevgi, saygı ve vicdan sahibi olması.

Tiyatro oyuncularının yoğun bir tempoda çalıştıklarını bilmemek mümkün değil. Sizin bir gününüz nasıl geçiyor, kendinize vakit ayırabiliyor musunuz?

Müdür yardımcılığı benim tüm vaktimi alıyor artık. Eskiden yazmaya çok vakit ayırıyordum. Şu an için böyle bir olanağım yok. Kitaplarımla ilgili okul söyleşilerim oluyor. Dernek toplantıları derken haftanın nasıl geçtiğini anlamıyorum bile.

Bu kadar yoğunluğunuzda bana zaman ayırdığınız için, sorularıma içten cevaplar verdiğiniz için çok teşekkür ederim.

Çok zarifsiniz asıl ben teşekkür ederim.

About Yıldız Altıntaş

Bulgaristan’da doğdum. Atatürk Üniversitesi Çocuk Gelişimi mezunuyum. Aslında İznik Meslek Yüksekokulu Seramik bölümü okudum fakat hayat şartlarından dolayı bölümümü yapamadım. Daha sonra evlendim ve çocuk sahibi oldum. İki yaşında Masal adında bir kızım var. Aklımda hep çocuk gelişimi, okul öncesi öğretmenliği vardı, çocukları çok seviyorum. Diyarbakır’a yerleştik eşimin tayininden dolayı. Burada yapılacak çok bir şey yok, küçük yer. Kızımla birlikte bol bol aktivite, etkinlik yapıyoruz, bunun yanında çocuk kitapları çok okudum, bu zaman zarfı içinde kendimce çocuklar ile ilgili yazılar yazmaya başladım. Eşim bu konuda bana çok destek oldu, Atatürk Üniversitesinde çocuk gelişimi okumam konusunda hep arkamda oldu. Şimdi öğrendiklerimi paylaşma ve annelere faydalı olma amacıyla Kadinmag.net'te yazmaya başladım.

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply