Dünya’nın en erotik şehirleri

By on 01 Nisan 2013

Amsterdam / Windows in De Wallen

Windows in De Wallen

Amsterdam’da uzun süreli bir ilişki yaşamak istemezseniz, kısa süreli bir ilişki için Amsterdam’a şans verin. O size nasıl iyi vakit geçireleceğini gösterecektir. Tabii ki burada kısa süreli ilişki, serbest aşkı seven bir kişi için biriktirilmiş doğumgünü parasıyla bir hayat kadınıyla yaşayacağı bir saatlik ilişki demektir. ( 20 dakikalık bir birliktelik ortalama 50 EUR ) Ama Amsterdam’da daha derin ve daha uzun süren zevkler de vardır. Uzun süreli zevk yaşamak isteyen bir kişi De Wallen’in dar sokaklarında ki eski Amsterdam’ın bir parçası olan şehri Red Light Disrict’ e gidebilir. Akabinde erotik müzesine gezebilirsiniz. Burası 17. yy kanal evidir. John Lennon’un resimleriyle beraber Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler’in erotik versiyonlarına ev sahipliği yapmaktadır. Eğer seks sizi çok fazla ilgilendirmiyorsa, romantik Amsterdam’ın tadını çıkarabilirsiniz. Venedik gibi Amsterdam’da bir kanallar şehridir. Bot kiralayıp Amstardam’ın mimarisinin zevkine akşam yemeği ve şarap içerken varabilirsiniz.

Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10

About Hülya Çatalbaş

14 Comments

  1. admin

    02 Nisan 2013 at 00:22

    tek kelime HARİKA !!!

  2. çançan

    02 Nisan 2013 at 09:31

    müthiş bir yazı olmuş. bayıldım doğrusu.

  3. Sevda

    02 Nisan 2013 at 10:18

    bence oldukça başarılı

  4. Esen

    02 Nisan 2013 at 10:41

    Çokk begendim. Yazın için tşk ederım şehirlerin gizemli yonlerını de öğrenmiş oldum.

  5. murat can

    02 Nisan 2013 at 10:52

    nedir bu yazı. bence bıraz komık olmuş…bol bol seks var…seksin başkenti veya gay ve lezbiyenlerin başkentlerı ıfadelerıde kullanılabılır….yada cafelerde uyusturucu sıparısı verıp tatlı tatlı 🙂 güp güp….hollanda kım ne derse desın çok sıkıcı bır ulkedir…evet sokaklar amsterdamda hareketlı rengarenkler etkınlıkler ve seks adıne hersey varda işte otesı boş…bır ıkı gun sonra canınız sıkılır…

  6. pınar

    02 Nisan 2013 at 11:18

    murat bey hayatın gerçekleri bunlar. karanlık çökünce kimbilir neler oluyor daha.

  7. okan

    02 Nisan 2013 at 11:31

    çok sansurlu bir yazı olmus

  8. Scully

    02 Nisan 2013 at 11:31

    Giden bilir bakan hayal eder. Red light da dolaşmak yetmez. Akşamları showları görmeye gitmelisiniz. Bu show klüpleri kapılarında genelde türkler durur.işte size tüyo. Onlardan bilgi alabilirsiniz. Sadece mango yemekle olmaz. Birazda karpuz deneyeceksiniz.Showlara girerken neler göreceğinizi önce biraz sorun soruşturun sonra içerde şok olmayın. Bu arada turistlerin karısı ve kızları ile gelip izlediklerini göreceksiniz.Şaşıracaksınız.Bizler taksimde bile rahat dolaşamazken red light da ki bir diğer önemli özellik şudur. Gayet sakin, medeni olaysız bir yerdir. Son derece güvenlidir. Bu arada ot içmenin serbest olduğu bir şehirden bahsediyoruz.. Gidin görün pişman olmazsınız. 1-2 gün yetmez. 1 haftada dolu dolu gezersiniz. Boş bir şehir değil.

  9. Lisa

    02 Nisan 2013 at 11:32

    Ben Hulya Catalbası’ı cesaretınden dolayı tebrik ederim 🙂

  10. hüsnüye

    02 Nisan 2013 at 17:32

    demek ki kocalarımızı buralara asla yalnız yollamıyoruz:)

  11. H

    02 Nisan 2013 at 20:25

    Oralara gidesim var.

  12. sıpa

    02 Nisan 2013 at 23:15

    ah bu çekik gözlüler çok fenalar.

  13. Lisa

    03 Nisan 2013 at 16:10

    Yazı genel anlamda guzel ama Tokyo bir baska :O)

  14. murat can

    03 Nisan 2013 at 17:54

    redlight diye tabir edilecebilecek bu tur sokaklar avrupa nın her yerlerınde mevcut…fakat farklı pencereden bnakacak olursakda arada sınırıları aşıp, tüm sorunları geride bırakıp kendını bır yerlerde kaybedıp kaybedıp tekrar tekrar bulma deneyımı yaşamakda guzel bir us olsa gerek dıyede dusunmeden edemıyorum…arada kendını bırakmak hesapsız kıtapsız savrulmak,uçmak, konmak…gozlerın gormedıgı dıllerın konusmadıgı ayraçlarda ellerın ve dudakların çağrısıda hoş olsa gerek.

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply