Bir Kardelen mucizesi

By on 17 Mart 2015

Geçtiğimiz günlerde Turkcell’in, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü sebebiyle artık geleneksel hale gelen “Türkiye’yi Büyüten Kadınlar Buluşması”ndaydım. Her yıl olduğu gibi bu yıl da Türkiye’nin en başarılı kadınlarıyla aynı salonda buluştuk, birlikte sevindik, birlikte hüzünlendik.

Bu yıl buluşmamız diğer yıllara göre biraz hüzünlü ve duygusaldı. Özgecan Aslan’ın başına gelenler yüreğimizde onarılması zor, derin yaralar açmıştı. Neredeyse bütün konuşmacılar bu konudan bahsederek, “kadına yönelik şiddetin durdurulması” konusunda kafa yordu. Beni en çok etkileyen konuşmalar ise Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı ve eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımız Fatma Şahin ve Samsun Kumköy İlköğretim Okulu Öğretmeni Dilek Livaneli’nin konuşmaları oldu. Fatma Şahin’i geç tanıdığım için üzüldüm, Turkcell’in davetinde tanışma imkanı bulduğum içinse çok sevindim. Türk kadınlarının başarıya giden yolda karşılaştıkları ve çözmek zorunda kaldıkları sorunları samimiyetle anlattı. Başarıya giden yolda yaşadığı sıkıntıları dinlerken adeta hepimiz aynı duyguları paylaştık.  Ne de olsa salondaki 600 başarılı kadın da aynı sorunları yaşamış ve hayatının büyük bir bölümünü zorluklarla mücadele ederek geçirmişti!… Dilek öğretmen ise bize kadın isterse nasıl başarabileceğinin kanıtıydı adeta. Tayin olduğu köyde yaptıklarını dinledikçe ağzımız açık kaldı, pılımızı pırtımızı toplayıp hepimiz o köye taşınmak istedik.

turkcell-kardelenler-projesi

Biz kadınlar konuşmadan da anlaşırız

Öyle anlar gelir ki konuşmadan da insanlar anlaşabilir ve aynı duyguları paylaşabilir. Bana bu duyguyu hissettiren en son insan Kardelenler projesinin yetiştirdiği genç öğretmenlerimizden Mavili Akbudak oldu. Hikayesini anlatmak üzere sahneye çıktığında heyecanını yenik düştü ve biz de onu tanımaktan mahrum kaldık. Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Selen Kocabaş, o ürkek genç kızı sakinleştirmek için elini destek olarak sırtına koydu. O an orada olanları gözümü ayırmadan izledim. Selen Hanım ve Mavili’nin yönderi Hürriyet Gazetesi yazarlarından Elif Ergu, Mavili’ye sahnede adeta “daha önce olduğu gibi şimdi de yanındayız” mesajı verdiler. Biz de oturduğumuz yerden merakla Mavili’nin anlatacaklarını bekledik… Hissediyordum bu kızın sıradışı bir hikayesi var. Sahnede anlatamadı ama yanımda oturan Elif Ergu ile bu hikayeyi dinlemek için sözleştik… Ve işte bir “kardelen” mucizesi!

Mavili’yle ilk tanışmanız nasıl oldu?

ELİF ERGU: Turkcell’in Kardelenler projesini yakından takip ediyordum. Aslında bu proje Çağdaş Türkiye’nin Çağdaş Kızları projesinden doğdu. Ben projeyi ilk rahmetli Türkan Saylan’dan dinlemiş ve her türlü desteği vermeye hazır olduğumu söylemiştim. Türkan Hanım projenin büyümesini, çok daha fazla genç kıza ulaşmasını çok istiyordu. Ve Turkcell ile el sıkıştılar. Turkcell’in desteğiyle proje büyüdü. Tüm bu adımları yakından takip ediyordum. Ve Turkcell projeyi

Kardelenler olarak değiştirdikten sonra Yönderlik programını başlattı. Aradan 13 yıl geçti. Turkcell’in davetiyle bir grup kadın gazeteci arkadaşımla birlikte bu güzel projenin bir parçası olduk. Rahmetli Duygu Asena ile gitmiştik ilk toplantıya. Uzun yıllar birlikte çalıştığım Seda Kaya Güler de vardı projede. Hepimiz için çok heyecanlı ve güzel bir hazırlık döneminden sonra eşleştirmeler yapıldı. İstanbul’a Türkiye’nin farklı yerlerinden Kardelenler getirildi. Bir toplantıda sahneye çağrılarak tanıştırıldık. Mavili’nin adını duyduğum anda uzun bir yolculuğa çıkacağımızı hissettim. Bunu anlatmak gerçekten de kolay değil. Çünkü bazı arkadaşlarım iletişim kurmakta zorlandılar. Bizim yolculuğumuzda ise sanırım çok güzel bir ahenk yakaladık. Mavili çok başka biri… Algıları çok açık, ne istediğini bilen, azimli bir genç kadın. Ailesiyle de tanıştım. Annesinin evine misafir oldum Diyarbakır’da. Hala yaptığı yemeğin lezzetini unutamam. Ben 18 yaşında annemi kaybettim. Sanırım biraz da ondan anaç bir yanım vardır. Kadın dayanışmasına ve dostluğuna inanarak büyüdüm. Annem bana bunu öğretti. Hayatımda da hep özel yeri olan kadınlar oldu. Bugün şimdi şöyle bir hayatıma baktığımda Kardelenler’in bir parçası olmaktan ve Mavili ile kurduğumuz güzel ilişkiden çok gurur duyuyorum.

image

Mavili seni biraz tanıyabilir miyiz?

MAVİLİ AKBUDAK: Diyarbakır’ın Eğil İlçesinde doğdum. Bütün öğrenimimi Diyarbakır’da çeşitli okullarda tamamladım. Dicle Üniversitesi Türkçe Öğretmenliği mezunuyum. 10 kardeşiz ve her birimizin arasında 2 yıl var. Büyüme dönemlerinde ve okul çağlarında memur çocuğu olunca bunun zorluklarını ailemle beraber ben de hissettim ama  şimdi bunun inanılmaz güzel bir şey olduğunu düşünüyorum. İlkokul yıllarımda çok fazla aile desteği görmeden başarılı bir öğrenciydim. Okul ihtiyaçlarımı hasbelkader karşılamaya çalışıyordu ailem.Ancak ödevlerimi her zaman tek başıma yaptım. Karnemde bütün notlarım beş olmasına rağmen bunun için mutluluktan uçan bir ailem olmadı ne yazık ki.

Babam imam. Kitabın okunduğunu ondan gördüm. Sabahları uyandığında başucundaki dini kitapları okuyarak güne başlardı. Ancak küçük bir yer Eğil. Kız çocuğu okuyorsa, birileri okumasına izin vermişse öncelikle onun çok usturuplu olması lazım. Ve tabi ki de erkeklerden daha başarılı olmalı ki sıyrılabilsin. Ben de öyleydim. Hep abilerimden daha başarılı oldum. Çünkü erkekler için  okumak doğal  bir seçenekken, kızların  bunu kendi çabalarıyla kendilerinin yaratması gerekiyor. Mesela notlarımın çok düşük olması bence ailemi çok üzmezdi. Neden? Çünkü evlilik gibi doğal bir seçenek vardı. Şimdi geriye bakınca hemen hemen çoğu ailenin kız çocuklarını okutmadığı bir düzende okula gitmeme izin verdikleri için aileme müteşekkirim.

Mavili dışında yönderlik ettiğiniz başka kardelenler var mı?

ELİF ERGU: Evet projenin ikinci ayağında da yer aldım. Mavili o dönemde mezun olmuştu. Bizim de proje kapsamındaki ilişkimiz noktalanmıştı. Ancak biz hiç kopmadık. Benim yönderlik ettiğim diğer genç kızla Mavili de tanıştı. Birlikte bir kez zaman geçirme fırsatı bulduk. Ancak ne yazık ki Kardelenler’de ikinci kez yönderlik ettiğim Elif’le aynı veya benzer ilişkiyi çok istememe rağmen kuramadık. Duygusal nedenlerle değil de sanırım projeye inanç konusunda Mavili kadar yoğun değildi ve iletişimde teknik sorunlar yaşadık.

Elif Ergu ile nasıl tanıştınız? Sana nasıl destek oldu? 


MAVİLİ AKBUDAK:
ÖSS’ ye çalışarak, Kardelenler bursuyla beraber, parasal anlamda daha az kaygılı bir yılın sonu gelmişti. Aldığım güzel puanla  hem öğretmenliği sevdiğim için hem de biran önce mesleğe geçmek için Türkçe Öğretmenliği’ni  tercih ettim. Üniversitenin ilk yılı bursun sadece lise öğrencileri için olduğunu düşündüm ve bir beklentim kalmamıştı. Evde yine 6 öğrenci var  ben 2. öğretim öğrencisiyim. Yani  ailemin sırtındaki yük oldukça ağır. Borçla harçla 2. sınıfa geçtim. Annem bana evi Tukcell gibi bir şeyin aradığını söyledi. Türkçe’yi çok iyi bilmediği için tam olarak kimin aradığını niçin aradığını anlayamamıştı. Neyse ki sonra ki aramalarında rastlaştıkta benim kardelen bursum devam etti. Ve o yıl çok özel bir şey oldu. Tabi artık cep telefonum vardı ve Turkcell tekrar aradı beni. Kardelenlere Yönderlik  Projesi hazırladıklarını  ve benim de bu proje de bulunmamıı istediklerini söylediler. İlgi çekici ve heyecan vericiydi duyduklarım. Diyarbakır’ da 2 günlük eğitim ve sonrası İstanbul. İlk defa uçağa binişimi ve yanımda oturan İngiliz turistin korkan beni yatıştırmasını unutamam. Her birimiz için kişilik özelliklerimize göre Yönder – Kardelen eşleştirilmesi yapılmıştı. Her birimizi Türkiye’nin farklı yerlerinde taşıyarak İstanbul’a getirmişlerdi. O gün yönderlerimizle tanışacaktık. İsim isim her bursiyer ve yönder sahneye çıktı. Sıra bana geldiğinde çok heyecanlandım yine… Mikrofon elimde titreye titreye konuşmaya çalışırken  benim kadar heyecanlı oldukça güzel bir kadın geldi sahneye. O gün Elif Ergu DEMİRAL ile başladı yolculuğum. Düşsel bir yolculuk… Sonra ikimiz de kişisel bilgilerimizi paylaştık birbirimizle ve fırsat buldukça konuşalım diye sözleştik. Ben aşk acısı çektim aradım, sınavlarım kötü geçti aradım… Bir gün Van’dan dönerken otobüs yolda kaldı çok korktum yine aradım. Bazen  sıkıldım, özledim, sesini duymak istediğim için aradım. Üniversite bitti ve Diyardakır’da bir köy okuluna öğretmen olarak atandım. Okulda sadece bina ve öğrenciler vardı. Kız öğrencilerin bir çoğu ilkokuldan sonra devam etmiyordu. Onlar için hiçbir şey yapamazsam zaman acı çekeceğin marazlı meslek hayatım başlamıştı. Ben yine sıkıldıkça en azından anlatıp rahatlamak için Elif’i aradım!..

Bir genç kızın ergenlik dönemlinde yaşadığı sıkıntılara ve hayatıyla ilgili bocalamalara tanıklık ettiniz. Mavili’ye böyle durumlarda nasıl destek oldunuz?

ELİF ERGU: Bu benim için de öğretici oldu. Sonuçta ben de hata yaparak öğrendim bu konuları. Kendi hayatımda yaşadıklarımı paylaşarak yardımcı olmaya çalıştım. Empati kurdum. Çünkü yaşadığımız ortamlar çok farklıydı. Yetiştirilişimiz de çok farklıydı. Okuduğum kitapları söyledim. Yaşanan örnekleri anlattım. Hayatta iç sesimizi dinlememiz gerektiğine çok inanıyorum. Elimizden geleni yaptıktan sonra hayata bırakmak gerekiyor bazı şeyleri. Çoğu zaman heyecanına ortak oldum. Hızlı karar almadan önce karşısındakinin yerine kendisini koymasını sağlamaya çalıştım. Güzel ve akıllı bir kız Mavili. Kendine güvenen bir genç kadın oldu. İleride çok daha iyi işler yapacağına eminim.

Birlikte neler başardınız?

ELİF ERGU: Birlikte olabilmeyi başardık. Çok uzun bir sürece yayıldı ilişkimiz. Ayrı şehirler ve ayrı hayatlar… Bu süreçte ben evlendim, kızım oldu… İş değiştirdim, rahatsızlandım. Zaman zaman koptuk. Ama her seferinde birbirimizizn sesini duyduğumuzda müthiş bir yakınlık hissettik. Mavili ve Elif, biz olmayı başardı.

Turkcell’le birlikte öğretmen olduğun köyde nasıl bir dönüşüm gerçekleştirdin?

MAVİLİ AKBUDAK: Turkcell  bir gün öğretmenler günü için aradı beni. Mesleğimin ilk öğretmenler gününü kutladı. Onlarla beraber  Sabah Gazetesi  de “Kardelen Öğretmen” haberi  yapmak istediğini söyledi. O yıl okulumda, meslek hayatımda öğrencilerimde ve çalıştığım köyde her şey dönüşüme gebeydi. Öğrencilerimin okumak için yaşadıkları zorlukları anlatınca Turkcell 100’den fazla kız öğrencime Kardelen bursu verdi. Yine Turkcell okulumun bilgisayar ihtiyaçlarını karşıladı. Yönderim Elif Ergu Demiral’ın eşi sevgili Ahmet Demiral okulumun her türlü araç gereçlerini karşıladı. Çocuklarımın hepsini giydirdi. Sonra Sabah Gazetesi’nin haberi üzerine Güney Gökçelik adlı iş adamı Annesi Hayat Öğretmen adına okulumuza kütüphane yaptırdı. Hatta köyümüzde baz istasyonu yoktu. Turkcell  köye baz istasyonu kurdu… Bizimki tam teşekkül bir seferberlikti.

Mavili’nin öğretmenlik yaptığı okula gittiniz mi? Gittiyseniz neler gördünüz, ne hissettiniz?

ELİF ERGU: Mardin’deki yeni okuluna gitmedim. Fotoğraflarını gördüm. İnşallah gideceğim.

Kardelenler projesi senin için ne anlam ifade ediyor?

MAVİLİ AKBUDAK: Kardelenler projesi benim için tabi ki çok şey ifade ediyor. Bir kere dünyanın ve insanların değişebileceğine dair umudumu korumamı sağlıyor Kardelenler projesi. Öğretmenlik zor bir meslek. Her bir öğrencimin yaşadığı zorlukta kendi çocukluğumu hatırlıyorum. Kardelenler Projesi ile bir şeyler yapınca onlar için mesleki  anlamda da tatminkar hissediyorum. Bu proje ve bunun gibi projeler kadının sesinin olmadığı bizim gibi toplumlarda bir sığınak, bir liman. Aradan 15 yıl geçti ama projeyle ve projenin mimarlarıyla hiç irtibatımı koparmadın. Ben de projenin emektarı olabilmek için elimden geleni yaptım.

         – İmamın kızı okula geder mi? Vay pantolan giyer mi?  –  

Kardelenler Bursu’nu nasıl kazandın?

MAVİLİ AKBUDAK: Başarılı geçen, öğretmenlerinin sevdiği örnek  gösterdiği yıllardan sonra liseye geçtim ama yıllar zor geçiyor. Bir kere okula gidiyorum bir de pantolon giyiniyorum. “İmamın kızı okula geder mi, vay pantolon giyer mi?” Çok duyduk bunları ailecek ama o  muhteşem  adam -babam – bir kere bile beni rencide etmedi. Hep duymazdan geldi. Öyle okula devam edecek miyim yoksa etmeyecek miyim düşüncelerinin stresiyle günler geçerken, bir gün okul müdürüm benden ve benim gibi başarılı birkaç arkadaşımdan  kimlik bilgilerimi içeren bazı evraklar istedi. Sonradan bunun kız öğrencilere verilecek bir burs için  olduğunu öğrendik. Çok da inanmayarak arasına kendimizi anlatan bir mektup da ekleyerek okula teslim ettik. Şimdi düşündükçe bu eşi hala çok da olmayan projenin fikir insanlarının ellerini öpmek istiyorum.

Lise son sınıfa geldiğimde Özlem ablam  Turizm Otelcilik Bölümü’nü kazanmış, abim Beden Eğitimi Öğretmenliğini okuyor, kız kardeşim Memnune ortaokulda, abilerim Kenan ve Gazanfer ise lisede okuyorlar. Yani anlayacağınız ben lisedeyken ve ÖSS’ye girecekken evde toplamda benim haricimde okuyan altı öğrenci vardı. Annemin tansiyonun yükseldiği, gizli kalp krizi geçirdiği yıllardı. Doktora her gittiğinde “Çocuklarımın altısı öğrenci, onların paraya ihtiyacı olunca ve para da olmayınca ben sıkıntıya düşüyorum, tansiyonum yükseliyor ” diyordu Kürtçe. Ben de o zamanlar ÖSS’ye daha iyi hazırlanabilmek için dershaneye gitmek istiyordum. Ancak ailemin beni okula gönderip göndermemek istememesinden ziyade, bütün çocuklarını okutmaya yetecek kadar parası yoktu. Babam beni  dershaneye göndermeye çok yanaşmasa da annem kahramanlık yaparak benim de feryat  figanlarıma dayanamayıp dershaneye yazılmamı sağladı. Sonra  Turkcell’in verdiği Kardelenler bursum ilk defa hesabıma yattı.Böylece biz annemle “Oh!” dedik, rahat bir nefes aldık.

Artık sen de yeni kardelenler yetiştiriyorsun. Yönderlik ettiğin öğrencilerle nasıl iletişim kuruyorsun? Seninle neleri paylaşıyorlar, onlara nasıl destek oluyorsun?  

MAVİLİ AKBUDAK: Okulda her yıl onlarca kardelenim oluyor .Öncelikle onlara sevgi diliyle yaklaşıyorum. Kız çocuğu olmalarından dolayı çok değerli olduklarını her seferinde hissettirmeye çalışıyorum.Öncelikle özgüven kazanmaları ,kendi kimliklerinden ve bedenlerinden dolayı utanç duymamaları için çeşitli seminerler düzenliyorum. Çoğu kez süreçlerimden bahsederek onların da başarabileceği inancının vermeye çalışıyorum. Eğer ki idareler engel olmazsa tiyatroya sinemaya götürüp farklı yaşantılar kazanmalarını sağlıyorum.Hepsi çok kırılgan dokunaklı çocuklar. Mesela onlara sarıldığımda ağlamaları beni çok etkiliyor. Sonra ailelerle  özellikle  de annelerle tanışmaya çalışıyorum.Ailelere burs alırlarsa hayatlarının ne kadar değişeceğini kendimden yola çıkarak anlatıyor.

Ülkemizde genç kızların meslek sahibi olması ve kendi ayakları üzerinde durabilmeleri için neler yapmak gerekiyor?

ELİF ERGU: Fırsat eşitliği tanımak gerekiyor. Erkeklerle aynı değiliz ama eşitiz. Türkiye’nin değiştirmesi gereken bir zihniyet sorunu var. Kız çocuklar hala birçok yerde ikincil görünüyor. Erken yaşta evlendiriliyor. Bu kader değil. Bunu değiştirmeliyiz. Türkiye’nin her köşesindeki çocuğun eğtitm alma hakkı var. Kız-erkek fark etmez. Çocuklarımızı da kız-erkek eşit fırsatlarla büyütmeliyiz. Ne yazık ki eğitimli aileler de erkek çocuklara tanınan olanaklar kızlara tanınmıyor. Bunu değiştirmenin yolu toplumsal dönüşüm. Bu projeler bu yüzden yararlı. Ve bana dokunmayan yılan bin yaşasın kafasından çıkmalıyız. Bu ülkede hepimiz yaşıyoruz, hepimizin gelecek için yapması gerekenler var. Ekonomik kalkınmayı sağlamak istiyorsak kadınları her alanda görmeliyiz. Kadınları geri kalan bir toplumun kalkınması mümkün değil.

S5001312
Mardin’de yeni bir okula tayin oldun. Zorluklarla ve mücadeleyle dolu yeni bir başlangıç daha… Köydeki okulunun ihtiyaçları nelerdir? Yeni okulunda kardelenler için neler yapmayı hayal ediyorsun?

MAVİLİ AKBUDAK: Evet zorluklarla dolu bir yolculuk.Bu yıl Öğrencilerim için, okul  için hiçbir şey yapamadığım zamanlarda eve gelip ağladığım günleri  eşim çok iyi biliyor. Hep üşüdük çocuklarla beraber bu yıl. Camlardan su sızdı , dersin yarısı onu temizlemekle geçti.İstanbul’daki arkadaşlarıma anlatınca çoğu “Hala böyle okullar var mı?” diye soruyor.Ne yazık ki var. Akıllı tahtayı ,tableti geçtik,A4 kağıdını toneri bulmakta zorlandığımız bir okul. İnanın bu koşullarda öğrenciden ödev beklemek bir de üstüne başarılı olmasını beklemek ,kağıttan gemi yapmak kadar  hayali. Neyse ağlamanın dövünmenin bir anlamı yok dedi. Turkcell Okul Gönüllülerine mail attım ihtiyaçlarımız için.Sevgili yönderim Elif Ergu Demiral ile de tekrar haberleştik. Elif de ben de bizim için bir sürü yerle görüştü. Okulumuzun her şeye ihtiyacı var. A4 kağıdı, toner, bilgisayar,boya, kalem ,halıfleks,tiyatro kostümleri ,tual..fülüt, kitap,.En büyük hayalim de okula bir drama atölyesinin yapılması… Bakalım, umarım olur, sonuçta hayaller sırf hayal etmek için değildir sanırım..

Bir kere oldu, bundan sonra da olur inanıyorum. En büyük değişim benim hayatımda oldu .Bir kardelen açar kışa aldırmadan, sonra bütün kardelenler açar…

Kadına karşı şiddetin tahammül sınırlarımızı aştığı bir dönemdeyiz. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Kız çocuklarını şiddetten ve tacizden nasıl koruyabiliriz?

ELİF ERGU: Seferberlik ilan edilmeli. Kadına yönelik her türlü şiddete karşı durulmalı. Zihniyet devrimine ihtiyacımız var. Kadını ikincil gören her türlü söyleme karşı duymalıyız. Bu şiddeti yaratan erkeklerin de anneleri, kız kardeşleri var. Onlar da masum bir bebek olarak dünyaya gelip daha sonra canavarlaşıyorlar. Gözleri dönmüş bu erkekleri bu toplum yaratıyor. Cezalar da ne yazık ki caydırıcı değil. Türkiye’de çocuk gelinler, ensest, taciz çok yüksek oranda. Avrupa kıyaslamaları doğru değerlendirilmiyor. Türkiye’de kadınlar sokakta, evlerinde sevgilileri, kocaları, babaları, kardeşleri tarafından öldürülüyor. Avrupa’da !laf atma’ şiddeten sayılıyor, iş yerinde bir erkeğin bir kadına ısrarlı yemek teklifi sözlü şiddet olarak görülüyor. Ve Avrupa’da da her 3 kadından biri şiddet görüyor deniliyor Türkiye’de de. Ama ne yazık ki şiddetin dozu çok yüksek Türkiye’de. Bugün okudum Özgecan Aslan’dan sonra bugüne kadar 18 kadın öldürüldü. Aralarında 5 yaşında kız çocuk da var. Teknolojiden yararlanmalıyız şiddeti önlemek için. Panik butonları birçok ülkede hayat kurtarıyor. Ve polisi, yargıyı bu konuda eğtitimden geçirmeliyiz.

 

About Nurhan Demirel

Kadinmag.net'in kurucusu ve Genel Yayın Yönetmeni'dir. Kurumsal firmalar, estetik klinikleri, kozmetik şirketleri, doktorlar ve pek çok markaya iletişim danışmanlığı konusunda hizmet verir. İletişimci, editör, blogger, eğitmen, tasarımcı, fotoğrafçı, gönüllü yardımsever gibi sıfatlarla yaşam yolculuğuna devam eder.

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply