Besinleri satın alırken dikkat edilmesi gereken hususlar

Yazar Tarih: Temmuz 7, 2013
diyetisyen_aysen_arican

Beslenmek için öncelikle besinin temin edilmesi gerekir. İster pazardan, ister marketten, isterseniz bir restorandan besin satın alın. Her nereden alırsanız alın besinleri satın alırken bazı kuralları aklınızdan çıkarmayın.

Eğer besinleri satın almadan önce gerekli planlamaları yapmazsanız, size çok pahalıya mal olabilir. Örneğin bayat balıktan zehirlenebilir, tüketeceğinizden fazla aldığınız ekmeği çöpe atarak israfa neden olabilirsiniz. Ekonomik açıdan, zaman açısından, yeterli ve dengeli beslenme açısından planlanarak yapılan her alışveriş size kar getirir. Bu nedenle bir an önce besin satın alma ilkelerini öğrenerek hayata geçirin.

Besinleri satın alırken nelere dikkat etmeliyiz?

1- Beş temel besin grubundan yeteri kadar besin satın alın.

Her grup besinden ihtiyaçlarınızı belirleyin. Aylık olarak ayırdığınız bütçeyi çok iyi dengeleyin. Örneğin ayırdığınız parayla süt ve süt ürünlerini hiç almadıysanız, ekmek ve tahıl grubu besinleri ihtiyacınızdan fazla almışsanız sağlıklı beslenmeniz açısından bir dengesizlik yaratmış olursunuz.

Bildiğiniz gibi beş temel besin grubu var, bunlar;

  • Et-tavuk-balık-yumurta-hindiden oluşan et grubu besinler

  • Süt-yoğurt-peynir grubu besinler

  • Sebze ve Meyveler

  • Tahıllar-Kurubaklagiller (ekmek vb)

  • Yağ grubu besinler (zeytin vb)

 

2-Bütçe dengesini iyi sağlayın

Her besin grubunun içinde pahalıdan ucuza birçok besin bulunur. Örneğin et grubu besinlerden kırmızı et çok pahalıyken, tavuk daha ucuz olan besleyici bir besindir. Yine peynir alırken kaşar peynir pahalı olabilir ama lor peyniri ucuz ve daha az kalori içerir.

Her besin grubundan çeşitli fiyattaki besinleri dengeleyerek satın alırsanız, hem sağlıklı beslenmeniz hem de ekonomik açıdan daha rahat edersiniz.

3- Sadece fiyatına bakarak besin satın almayın

Bir besinin satın alınması için ucuz olması yeterli değildir. Örneğin ucuza satılan ıspanaklar fazla hırpalanmış, çamurlu, tarladan 3- gün önce koparılmış olabilir. Dolayısıyla yemeğini yapmak için yarısını çöpe atmak durumunda kalabilirsiniz. Ayrıca sebze ve meyvelerin hasat edildikten sonra en geç 2- 3 gün içinde tüketiciyle buluşması gerekir.

Uzun süre dayanmayacak besinlerin çok fazla miktarda alınması da yine israfa neden olacağı için uygun fiyatlı bile olsa alınmaması gereklidir.

4- Sebze-Meyve-Balık Gibi besinleri mevsiminde tüketmeye özen gösterin

Turfanda dediğimiz sera ürünü sebze ve meyveler oldukça pahalıya satılmaktadır. Ayrıca normal mevsimindeki koku ve lezzette olmayabilirler. Dilerseniz bazı besinleri mevsiminde ucuza satın alıp konserve yapma, derin dondurucuda saklama, kurutma gibi bazı işlemlerden geçirerek daha sonraki mevsimlerde kullanabilirsiniz.

Yaz mevsiminde balık çeşitleri oldukça azdır. Örneğin yaz mevsiminde hamsi bulmak çok zordur bulunsa dahi ya dondurulmuş yahut çok pahalıdır. Bu nedenle hangi balığın hangi ayda bol bulunduğunu öğrenin ve alışveriş listenizi buna göre hazırlayın.

5- Kışlık yiyecek hazırlamak için yaz aylarını fırsat bilin

Tarhana, reçel, salça, turşu, konserveler ve derin dondurucuya konulan sebze ve meyveler yaz aylarında malzemeleri ucuzken yapılmalıdır. Uzun süre saklanacak besinlerin saklama koşullarına dikkat edilmelidir.

6-Son kullanma tarihini kontrol etmeden hiçbir besini satın almayın

Mutlaka son kullanma tarihine bakın. Ambalajın üzerinde eğer silinmiş ya da hiç yazmıyorsa mutlaka bir yetkiliye durumu bildirin. Tarihi geçmiş ya da belirtilmemiş hiçbir ürünü satın almayın.

7- Ambalajsız ve açıkta satılan besinleri satın almayın

Sebze ve meyve dışındaki tüm besinler ambalajlı ve etiketlenmiş olarak satılmak zorundadır. Bu nedenle üzerinde etiketi bulunan, ambalajı yırtılmamış, patlamamış, bombeleşmemiş, soğukta saklanması gerekenlerin dolapta bulunduğu besinleri satın alın.

 

Yazar Hakkında: Diyetisyen Aysen Arıcan

1999 yılında Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden diyetisyen unvanı alarak mezun olan Aysen Arıcan, önce Nutra Slim Zayıflama Merkezi’nde Diyetisyen ve takiben Bakırköy Ota Slim Zayıflama Merkezi’nde Yönetici-Diyetisyen olarak çalışmaya başladı. Arıcan, 2000 yılında S.B. Vakıf Gureba Eğitim Araştırma Hastanesi’nde Poliklinik, Klinik ve Mutfak çalışmalarından sorumlu Yönetici – Diyetisyen olarak görev üstlendi. Hastanede Diyabet, Obezite, Hamile ve Çocuk Klinikleri ile işbirliği yaparak hasta ve asistanlara branşlarıyla ilgili beslenme tedavileri konusunda çeşitli eğitimler veren Arıcan, 2007 yılı başında hastanedeki görevinden ayrılarak halen çalıştığı Diyetistanbul’un kuruluşunda yer aldı. Arıcan, her yaş için genel olarak ideal kilo yönetimi özel olarak da sporcu, çocuk ve hamile beslenmesi gibi konularla bireysel ve kurumsal bazda ilgileniyor. İlaç firmalarına, çeşitli sanayi kuruluşlarına, medya organlarına, medikal ajanslara ve benzeri kurumlara içerik sağlama ve danışmanlık hizmeti veren Arıcan, danışmanlık yaptığı kurumların ilgili personel ve hedef kitlelerinin sağlıklı beslenme ve diyet konusundaki eğitimlerinde konferans, workshop ve benzeri çalışmalar yaparak görev alıyor. Arıcan, ‘Diyete mutfaktan başlanır’ anlayışıyla diyet yemekleri konusunda özel çalışmalar yapıyor ve workshoplar düzenliyor. Arıcan’ın kurumsal danışmanlık kapsamında hizmet verdiği firmalar arasında Tetra Pak Türkiye, Hard Line Nutrition, Erpiliç, Bayer, Abdi İbrahim, Ali Raif İlaç Sanayi, Nestle Türkiye, Pınar Süt, Pınar Su gibi firmalar bulunuyor. FMV Işık Okulları, Çevre Koleji, Bursa Emine Örnek Koleji, Arel Koleji, Yeşilyurt Spor Kulübü, Galatasaray, Fenerbahçe ve Enka Spor Kulüplerinde yüzen 9 – 18 yaş arası çok sayıda genç Arıcan’ın beslenme ve diyet danışmanlığı verdiği sporcular arasında yer alıyor. Beslenme iletişimi konusuna özel önem veren Arıcan, içerik geliştirme ve konferans verme çalışmaları yanı sıra birçok internet sitesinde ve dergide beslenme ve diyet konusunda yazılar yazıyor ve halkın sorularını yanıtlıyor. Arıcan, BÜSEM bünyesinde Artı Danışmanlık tarafından yürütülen Sağlık Koçluğu Sertifika Programı’nda Beslenme ve Diyet konulu dersi veriyor, Aktüel Eğitim Hizmetleri firmasının yürüttüğü Hamile Kampı Programı’nda eğitmen kadrosunda yer alıyor. Yeditepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nün yarı zamanlı akademik kadrosunda yer alan Arıcan, Sporcu Beslenmesi dersini veriyor. Arıcan, sosyal ve mesleki sorumluluk çalışmaları kapsamında çeşitli dernek ve okullarda konferanslar vererek toplumun beslenme konusunda bilinçlenmesi için çalışıyor. Meme kanseriyle mücadele eden ve kadınları bilinçlendirmeyi hedefleyen Pembe Güç Derneğinde 1 yılı aşkın bir süredir gönüllü olarak çalışıyor ve kanser ile beslenme ilişkisini çeşitli platformlarda halka anlatıyor. Arıcan, mesleki sorumluluk çalışmaları kapsamında Türkiye Diyetisyenler Derneği (TDD) İstanbul Şubesi Yönetim Kurullarında 2002-2006 dönemlerinde yer alarak saymanlık yaptıktan sonra Mart 2006 – Mayıs 2007 tarihleri arasında Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini üstlendi. Arıcan, diyetisyenlerin etkili iletişimi için çeşitli site ve internet iletişim grupları gibi araçların geliştirilmesi ve yönetilmesi konularında gönüllü olarak çalışmalar yapıyor. Arıcan’ın “Gebelik ve Emzirme Döneminde Beslenme” adlı bir kitabı, www.aysenarican.com web sitesi ve çeşitli yayınlarda yer almış çok sayıda makalesi bulunuyor.

4 Yorum

  1. hande

    18 Temmuz 2013 at 03:28

    çok doğru şeyler yazmışsınız. ben özellkle son kullanma tarihini özellikle hep kontrol ederim. birkez mayonez almıştım. aldım çok kötü kokuyordu. sonra bene bu alışkanlık oldu. ve birçok ürünün raft son kllanma tarihini geçtiğine şahit oldm. işiniz şansa bırakmayın.

  2. Diyetisyen Aysen Arıcan

    18 Temmuz 2013 at 14:42

    Kesinlikle bunun bir alışkanlık olması gerekli, markete gittiğiginizde otomatik bir şekilde tarih ve etiket bilgilerinin incelenmesi gerekli. teşekkürler yorum için.

  3. Papatya

    18 Temmuz 2013 at 18:08

    doğal beslenmek çok önemli. mevsiminde çoğu şeyi bahsettiğiniz gibi derin donurucuya atıyorum. salçayı bile kendim yapıyorum. mesela o kullandığımız salçalar konserve şeklindeki dikkat edin hemen bozuluyorlar. üstleri küf tutar. oysa kendi yaptığım salça aylarca buzdolabında durduğu halde bozulmuyor. güzel yazınız için teşekkürler.

  4. Diyetisyen Aysen Arıcan

    23 Temmuz 2013 at 16:10

    Sizi kutluyorum, uygulamalarınızla örnek oluyorsunuz, takip için teşekkürler

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>